Önce iş gezisi düzenledik. Sonra işin kendisini.
Altıntours olarak 2012'den bu yana Türk KOBİ patronlarını Çin'e götürüyoruz. Yıllar içinde aynı soruyu duymaya başladık: “Biz gelemeden, sen oradayken bir iş için baksan?” Çinden Buraya bu sorudan doğdu.
Bir tur şirketi nasıl ticaret partneri oldu?
Altıntours 2012'de İstanbul'da kuruldu. İlk işimiz Türk işadamlarını Canton Fair'e götürmekti. Vize, uçak, otel, çevirmen — hepsi bizim sırtımızda. Biz organizasyonu yapardık, müşterilerimiz fuara giderdi.
Bir noktadan sonra şunu fark ettik: müşterilerimizin yarısı fuara gelmek istemiyordu ama Çin'den iş yapmak istiyordu. Mağaza sahibi, üretici, e-ticaretçi… her birinin farklı bahanesi vardı. “Vakti yok”, “İngilizce yok”, “İlk kez gidecek, kafası karışacak. ” Hepsi haklıydı. Aynı zamanda hepsi tedarikçi bulmaya, fiyat almaya, numune görmeye muhtaçtı.
Önce yan iş olarak başladı. Müşterilerimiz arardı: “Yoldaş, biz gelmeden bir fabrikaya bakar mısın?” Çinli ekibimiz sahaya iner, video çekerdi. Numuneleri toplar, haftalık Türkiye seferimizle İstanbul ofisimize ulaştırırdık, biz de buradan müşteriye gönderirdik.
Bu “yan iş” on yılın sonunda ana işimizin yarısı oldu. Hala fuar gezileri düzenliyoruz — Altıntours bunu yapmaya devam ediyor. Ama fuara gelmeyenler için, ayrı bir marka altında tek bir net teklifimiz var artık: Çinden Buraya. Sekiz hizmet, açık fiyat, dürüst öneri.
Bugün İstanbul'da ofisimiz, Guangzhou'da ekibimiz, haftalık Çin-Türkiye ekspres hattımız var. Müşterilerimizin çoğu birden fazla iş için tekrar bizimle çalışıyor. Hala telefonu kendimiz açıyoruz. Hala dürüst öneri vermeyi seçiyoruz, sözleşmenin arkasına saklanmıyoruz.
Ofislerimiz.
Tanışma görüşmesi burada başlar. Türkiye içi kargo, fatura, sözleşme — hepsi İstanbul ofisinden yönetilir. Hafta içi 09:00–19:00 ulaşabilirsiniz.
Çin tarafındaki tüm iş burada koordine edilir. Tedarikçiyle Çince temas, fabrika denetimi, numune toplama, depo yönetimi. Yiwu, Shenzhen, Shanghai için saha gezileri buradan.
Telefonu hep aynı kişiler açar.
Üst yöneticiniz, ilk telefon görüşmenizi yapan kişiyle aynı kişidir. Müşteri temsilcisi havuzu yok; sizin işiniz başından sonuna belirli kişilerce takip edilir.
Dört söz, sözümüz var.
Önce dürüst öneri, sonra fiyat.
Size uygun olmayan bir hizmeti satmaktan kaçınırız. İlk görüşmede en mantıklı yolu söyleriz; isterseniz bir başka çözüm öneririz ya da işi almazız.
Sözleşmenin arkasına saklanmayız.
Bir sorun çıkarsa biz çözeriz. Avukatlarımız işin içindedir. Sözleşmedeki ince yazıyı kullanıp kenara çekilen bir taraf olmadık, olmayız.
Telefonu kendimiz açarız.
Çağrı merkezi, müşteri temsilcisi havuzu yok. Sizinle ilgilenen insanlar ekibin asıl üyeleridir. Ulaşılabilir olmak bizim için müşteri hizmetinin temelidir.
Sahadayız, masadan değiliz.
Her hafta birimiz Çin'de oluyor. Tedarikçiyle yüz yüze görüşür, fabrika hattını yerinde inceler, numuneyi elimizle alırız. PowerPoint'le iş yapmıyoruz.
